MOBİL BÖLÜM
Anasayfa
Haber
Röportaj
Spor
Kültür Sanat
Zonguldak
Komik Videolar
Magazin
Sağlık
Teknoloji
Medya
pusulatv.net
 
İbrahim Tığ, gizli kalmış bir türküyü derledi ve günyüzüne çıkardı…
30 Mayis 2013 13:38:52

İki yıl kadar önceydi. Hoşgör Restaurant’ta Burhan Kadir Kurmalı öğretmenimle otururken, “İbrahim, bizim çocukluğumuzda Hışıroğlu Köyü’nde ‘Hışır Kızı’ diye bir türkü söylenirdi.”dedi.
Sonra da, “Benim babam o köyde uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Bizim çocukluğumuz da orada geçti, ilkokulu orada okuduk yürüyerek de Devrek’e ortaokul ve liseye gelirdik” diye ekledi.
“Hocam”, dedim. “Madem siz o köyü çok yakından tanıyorsunuz, bağlama da çalıyorsunuz siz derleyin.” Olmadı. Topu benim üstüme attı ve uzun sürede ses çıkmadı Burhan öğretmenimden.
Konunun sevgili ağabeyim M. Naci Kocabıyık da tanığıydı. Bir süre sonra da Naci abi, bana annesi Fatime Kocabıyık’ın da Hışıroğlu Köyü’nden olduğunu, söylediğinde, dünyalar benim olmuştu. Çünkü 74 yaşındaki bu güzel insanın gençliği o köyde geçmiş. Uzun uzun sohbetlerimiz oldu kendisiyle. Hışır Kızı Türküsünü biliyordu, annesinden dinlermiş hatta köydeki kına gecelerinde de söylenirmiş bu türkü. Sağolsun bize de defalarca okudu bu türküyü.
Biz, köye çıkıp araştırmalarımızı yapmayı planladığımız bir sırada, Belediye Hesapişleri Müdürü ablamız Semra Taşkaya tarafından kaleme alınan bir yazı yer aldı Devrek Postası’nda (20 Şubat 2013). ‘Hacela Türküsü”nün sözleri de yer alıyordu bu yazının içinde.
Ancak, bizim ortaya çıkardığımız ‘Hışır Kızı’ türküsü ile Sayın Taşkaya’nın kaleme aldığı yazıdaki ‘Hışır Kızı (Hacela) ‘türküsünün sözlerinde farklılıklar vardı. İşte tam bu sırada şair-yazar Mithat Yaban amcam yetişti imdadımıza. 1970 yılında Hatice Çakar’ın sesiyle kayıda alınmış bir kasete ulaştırdı bizi Mithat amca. Bu arada Medine Çakar’a da çok şey borçluyum.
Biz bunları derleyip toparlamaya çalışırken, Ali Rıza Tığ kardeşim aradı, dedi ki; “Sen” dedi. “Hacela Türküsünü” biliyor musun?” Biliyorum, dedim. “Bu türkünün ortaya çıkması için devam eden bir çalışma içindeyiz.” dedim. “Bak” dedi. “Raşit korum” bu türküyü Urfalı sanatçılara okutmuş, ben de siteye koydum”. Daha sonra da dinledim. Ama bizim “dinlediğimiz formatta” değildi. Nasıl olsun ki, Urfa kültürü ile Devrek kültürü arasında dağlar kadar fark var! Semra ablanın yazısındaki dizeleri alıp yollamış!... Bu durumu köşemde de eleştirdim.
Derken, bir ara Yaşar Karaman isimli bir bey, o yazımın altına yorum yazmış. Raşit Korum’a veryansın ediyordu. Bu tamamen benim dışında bir şeydi. Yalnız uzun uzadıya da görüşmemiz oldu sayın Karaman’la. Kendisine araştırmalarımızdan ve derlediğimiz bilgilerden söz ettim. Sağolsun, kendisi de bana, “Elinden gelen yardımı yapabileceğini” söyledi.
Daha sonra da bu çalışmalarımızdan Devrek’in iki kültür insanı Kaymakam Cem Afşin Akbay ile Belediye Başkanı Mustafa Semerci’ye söz ettim. Sağolsunlar, çok büyük bir duyarlılık gösterip her türlü sosyal, kültürel ve sanatsal çalışmalarımda yanımda olduklarını, belirtti her ikisi de.
Bu türkü ile Devrek kültürüne bir katkı daha koyduğumuzu düşünüyorum.
Bu çalışmamızda bizlerden (İbrahim Tığ, Fatime Kocabıyık, Ayhan Alaz, M. Naci Kocabıyık ve gazetemiz çalışanları) her türlü yardımlarını esirgemeyen; Devrek Kaymakamı Cem Afşin Akbay’a, Belediye Başkanı Mustafa Semerci’ye, Mithat Yaban’a, Hamit Kalyoncu’ya, Emin Tatbul’a, Feridun Kırımlı’ya, Mustafa Uzundal’a, Hatice-Murat Çakar’a, Nafiz Uzunay, Şakir Çantı’ya, Celal Şakir Telci’ye, Hüsnü Y. Öztürk’e ve Durmuş Akpınar’a sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
HIŞIR KIZI TÜRKÜSÜNÜN ÖYKÜSÜ
Devrek’in Hışıroğlu Köyü’nde yaşayan Behiye (1891 d.), namı diğer “Hışır Kızı”nın eşi İsmail (1890 d.) Milli Mücadele’nin başlamasıyla askere alınır , bu sırada kızı Zahide (1916 d.) 4 yaşındadır.
Ancak İsmail, bir çok Anadolu evladı gibi askerden geri dönemez. Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu “Milli Mücadelede Zonguldak Sancağı” (Zonguldak Valiliği Yay. Baskı, Ekim 2009) kitabında “Devrek’ten İstiklal Madalyası alanların listesi içinde 461.sırada İsmail’i (1-58. Alay 1.Tabur 1.Bölük şehit, 9.10.1338-Afyonkarahisar Harbinde) kaydı ile şehitler arasında göstermektedir.
Bunun üzerine Behiye, töre gereği kocası İsmail’in en küçük kardeşi ve kendisinden de 16 yaş küçük olan İbrahim (1907 d.)’le evlendirilir. Behiye’nin bu evliliğinden Mehmet ve Sezayi isminde iki çocuğu dünyaya gelir. Sezayi 5 aylıkken yaşama veda eder.
Kocası İbrahim kendisini bakıp büyüten yengesi, sonradan da eşi olan Behiye arasında bir süre sonra şiddetli geçimsizlik başlar. Aralarında kavga niza olur.
Daha sonra da İbrahim, yine aynı köyün Yanazlar Mahallesi’nden Zekiye adlı bir kızı Behiye’nin üzerine kuma olarak getirir. Kuma, evin reisi İbrahim tarafından el üstünde tutulurken Hışır Kızı Behiye ise ötelenir. Sonuçta da, evdeki anlaşmazlık ve geçimsizlik daha da büyür.
Yaşlı ve güçsüz olan Behiye’ye köylüler sahip çıkar. Nikahsız yaşadıkları ve bu nedenle zina yaptıkları gerekçesiyle köylüler İbrahim ile Zekiye’yi şikayet ederler. Bunun üzerine jandarmalar hem İbrahim’i hem de Zekiye’yi gözaltına alırlar. Zekiye, gözaltında bulunduğu bir aylık süre içinde büyük oğlu Fuat’ı da hapishanede doğurur. İbrahim-Zekiye’nin daha sonraki süreçte Şahiye ve Talat adlı iki çocukları daha olur. Ancak Talat 1 yaşına basmadan ölür.
Behiye bu olaylar üzerine 5-6 yaşlarındaki oğlu Mehmet’i, evini, köyünü bırakarak, Devrek’e gelir ve Hacela (Hacı Ali Ağa)’nın konağında hizmetli olarak yerleşir. Hacela ile dertleşirken; “Devreğe varalı Hecela, göynüceğim kıruk / Ardımda bıraktığım Hacela, küçük bir çocuk.”diyerek köy yerinde bıraktığı küçük oğlu Mehmet’i hatırlar hep.
Konakta uzun yılar kalır, en sonunda da yine Devrek’te evli olan kızı Zahide’nin yanına yerleşir ve Devrek Nüfus Müdürlüğü’nden aldığımız kayıtlara göre de 02.03.1949 tarihinde ölür.
Hışıroğlu Köyü’nde yaptığımız araştırmalarda, olayın yakın tanığı olan kişilerden edindiğimiz bilgilere göre Behiye köyde yaşadığı eziyeti, kumasıyla yaşadıkları zorlukları, geride bıraktığı çocuğuna ve konak ağası Hacela’ya adına “Hışır Kızı Türküsü” denilen diğer adı da “Hacela” olan türküyü yakar.
Türkünün sözleri şöyledir:
HIŞIR KIZI TÜRKÜSÜNÜN SÖZLERİ
Derleyen: İbrahim TIĞ
Kaynak Kişi: Fatime KOCABIYIK
Notaya Alan : Ayhan ALAZ
Yöre: Devrek-Hışıroğlu Köyü
Bir evler yaptırdım Hışır Kızı bin bir direkli
Ah içinde yatmadım Hecela canı yürekli
Merdimandan indim Hışır Kızı başım selamet
Tekir dağına vardım Hışır Kızı koptu kıyamet
Ah benim eller gibi Hışır Kızı, bir sevdiğim var
Gürcü de güzellerini Hecela, gördüğün mü var
Devreğe varalı Hecela, göynüceğim kıruk
Ardımda bıraktığım Hacela, küçük bir çocuk
Ah benim eller gibi Hışır Kızı, bir sevdiğim var
Gürcü de güzellerini Hecela, gördüğüm mü var
Merdimandan indim Hışır Kızı, başım selamet
Tekir dağına vardım Hışır Kızı koptu kıyamet
Benim de küçük Mehmedim Hecela, Allah amanet
Ah benim eller gibi Hışır Kızı, bir sevdiğim var
Gürcü de güzellerini Hecela, gördüğüm mü var
Tarih: 05 Mayıs 2013
Hışıroğlu Köyü İbrahimbeyler ve Yanazlar Mahalleleri.
Kaynak kişi: Fatime Kocabıyık (74)
Anlatımları:
-Ben Hışıroğlu Yanazlar Mahallesi’ndenim. Çocukluğum burada geçti. Annem, bu türküyü söylerdi. Olayı da ondan dinledim. Behiye ablayı ben de tanırım. Çok çileler çekmiş. Kocası İsmail savaşta kalınca kızı Zahide ile birlikte bakıp büyüttüğü ve kendisinden yaşça çok küçük olan kaynı İbrahim’le evlendirilmiş. İbrahim’den de Mehmet ve Sezayi isminde çocukları olmuş. Sonra da İbrahim Behiye ablayı yaşlı diye istememeye başlamış ve onun üzerine Zekiye diye bir kuma getirmiş. Köylüler de İbrahim ile Zekiye’yi zina yapıyorlar, bunlar nikahsız yaşıyorlar diye şikayet etmişler. Bunun üzerine hapse atılmış karı koca. Hatta annem Zekiye’nin ilk oğlu Fuat’ı da hapishanede doğurduğunu söylerdi. Zekiye’de benim amcamın kızı olur. Sonradan da Şahiye ve Talat isminde 2 çocuğu daha olmuş. Talat pek fazla yaşamamış.
İbrahim zamanla Behiye ablamı istememiş ve ona karşı şiddet uygulamaya başlamış. Annem, onların 12 yıl birlikte yaşadıklarını söylerdi. En sonunda Behiye ablam Devrek’teki kızı Zahide’nin yanına yerleşmiş. Köyde çektiği çileleri ise ağıt olarak yakmış. Gürcü kızı ise köye dışarıdan gelmiş. Çobanın karısı imiş.
Tanık kişi: Nafiz Uzunay (89)
Anlatımları:
-Ben Behiye ablayı iyi tanırım. İyi bir kadındı. Kocası savaştan dönmeyince kendinden küçük kaynı İbramla evlendirmişler. Sonra İbram ona şiddet uygulamaya başladı. Hatta ben tarlada, ev bahçesinde kadını dövdüğünü de hatırlarım. Çilesi çoktu. Sonra bu İbram onun üzerine Yanazların Zekiye’yi kuma olarak aldı. Ben Hacela filan bilmem. O da nerden çıktı? İbramı kendi çocuğu gibi büyütmüştü Behiye kadın. Sonra kadın küçük oğlu Mehmet’i köyde bırakarak Devrek’teki kızının yanına yerleşti ve de orda öldü.
Tanık kişi: Şakir Çantı (84)
Anlatımları:
-Hışır kızı Behiye, İbrahim’i kucağında büyüttü. Kocası savaşta kalınca da onla evlendirildi. Zamanla İbrahim onu beğenmemeye ve istememeye başlamış. Kuma getirdi üstüne. Sonra kadın da Devrek’e kızı Zahide’nin yanına yerleşti.
Gürcü Güzeli diye de köyün çobanının karısına denirdi.
Tanık kişi: Emin Tatbul (Behiye’nin torunu-66)
Anlatımları:
-Bir kere şunu söyleyim bu olayın Yaşar Karaman’ın ailesiyle hiç bir ilgisi yok. Behiye benim anneannemdir. Dedem İsmail Uzunoğlu savaşta kalınca, anneanem dedemin kardeşi İbrahim’le evlendirilmiş. Sonra anlaşamamışlar ve annemin yanına yerleşmiş. Ben anneanemin öldüğünde 2 yaşındaymışım. Anneanem başından geçen bu olaylara ağıt yakmış ve bu ağıt dilden dile söylenerek günümüze kadar gelmiş.
KAYNAKÇA:
1-Ali Sarıkoyuncu, Ali Sarıkoyuncu “Milli Mücadelede Zonguldak Sancağı” (Zonguldak Valiliği Yay. 2. Baskı, Ekim 2009) kitabında “Devrek’ten İstiklal Madalyası alanların listesi içinde 461.sırada İsmail’i (1-58. Alay 1.Tabur 1.Bölük şehit, 9.10.1338-Afyonkarahisar Harbinde) kaydı. Sayfa: 269.
2-Devrek Nüfus Müdürlüğü’nün, 15.03.2013, 20.05.2013 tarihli 2 olmak üzere toplam 3 adet, şahıslara ait resmi nüfus kayıt örnekleri.
3-Behiye Uzunay’a ait 1948 yılı tarihli Noter Tasdikli Tapu Senedi
4-İbrahim Tığ tarafından Fatime Kocabıyık, Nafiz Uzunay, Şakir Çantı, Emin Tatbul ses ve görüntü kayıtları.
5-1970 yılında Hatice Çakar’ın kasete okuduğu türkünün özgün sözleri.


İzleme : 3561 defa  
 
 Paylaş
 
 
Yorumlar
YORUM EKLE
 Yorumlar ( 4 )
isa GEDİK
İBRAHİM TIĞ' ve emeği geçenlere teşekkürler
Gön : isa GEDİK  04 Haziran 2013 : 20:43:46  Zonguldak
 
İbrahim Tığ, gizli kalmış bir türküyü derledi ve günyüzüne çıkardı…
Çalışmalarınızı ve destekleyenleri tebrik ediyorum.Gönül insanlarının bol olduğu memleketimde ortaya çıkmayan daha birçok eser olduğunu düşünüyorum bu sebeple çalışmalarınızın devamını diliyorum .
Gön : Yasin YALÇIN  31 Mayis 2013 : 11:34:56  Edirne
 
İbrahim Tığ, gizli kalmış bir türküyü derledi ve günyüzüne çıkardı…
emeği geçen herkesi kutlarım. üstün gayretlerini tebrik ederim. değerlerine sahip çıkan toplumlar her zaman güçlü ve birlik olurlar.
Gön : kara  31 Mayis 2013 : 10:39:20  Zonguldak
 
İbrahim Tığ, gizli kalmış bir türküyü derledi ve günyüzüne çıkardı…
Başta Sayın İbrahim Tığ Olmak Üzere... Bu Güzel Eseri Ortaya çıkmasında emeği geçen Herkese Yürekten Teşekkürler.
Saygılarımla...
Gön : Ergin Erdem  30 Mayis 2013 : 17:55:28  Zonguldak
 
Sayfa : [1]
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...

İzlenme : 20465
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...

İzlenme : 4813
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman

İzlenme : 4595
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca

İzlenme : 5685
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’

İzlenme : 3047
Kış Uykusu

İzlenme : 5808
Zindandan Mehmede Mektup - Necip Fazıl Kısakürek

İzlenme : 25705
Mesut...

İzlenme : 4887
Bir Patlama Duydun mu?

İzlenme : 3913
Karınca Kapanı...

İzlenme : 2480
Vekilime Kaymak Lazım...

İzlenme : 2594
The Water Diviner Kamera Arkası

İzlenme : 2496
Ağabeyinin vasiyetini yerine getirmek için evlendi...

İzlenme : 4189
60 yıldır dinmeyen sızı: Eminem, Çakır Kızım... Ağursan yollarında...

İzlenme : 2592
Kırklar Dağının Düzü (Suzan Suzi)

İzlenme : 3343
Sayfa : [1] 2 3 4 5 ... 7
:: Listelenen -> 99 Kayıt  
 
Son Eklenenler
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...
20465 izlenme 
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...
4813 izlenme 
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman
4595 izlenme 
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca
5685 izlenme 
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’
3047 izlenme 
Kış Uykusu
5808 izlenme 
Zindandan Mehmede Mektup - Necip Fazıl Kısakürek
25705 izlenme 
Mesut...
4887 izlenme 
İlgili Videolar
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...
20465 izlenme 
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...
4813 izlenme 
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman
4595 izlenme 
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca
5685 izlenme 
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’
3047 izlenme 
Kış Uykusu
5808 izlenme 
HAVA DURUMU
  İstatistik
  Dün : 2522
  Bugün : 71
  Toplam: 6402563
   Şuan Çevirimiçi:

 10 konuk,

 
PUSULA

KATEGORİLER

PUSULA

Copyright © Pusula Gazetesi